Bilim ve Mühendislik Hakkında Fikirler

Bilim Nedir?



Yüksek lisans tezinin bitip doktoraya geçilen dönemlerde bu tip sorular biraz daha önem ve anlam kazanmakta. Bilim nedir? Mühendislik nedir? Bilim mühendisliği döver mi? Bilim yapmalı mı? Evetse, nasıl yapılır, yenir mi içilir mi?

Sonraki çalışmaları daha bir rayına oturtmak, fikirleri derleyip toparlamak, bulunduğumuz yeri düşünüp tartmak için bu düşünceler oldukça gerekli gözüküyor. Ne yapıyoruz şuanda? Tezimde yaptığım şey neydi?

Gözlemler gösteriyor ki, bilim ile mühendislik arasındaki temel fark, kullanılan yönteme bakış şekli. Bir örnek ile gösterirsek, bir mühendis bir probleme bir çözümü uyguluyor. Yani bir vadi varsa, oraya köprü yapılacaksa, kitabına bakıyor, hesabını kitabını yapıyor ve sonuçta belli yöntemlerle bu köprü yapılıyor. Bir bilim adamı ise problemleri inceliyor ve köprü yapma yöntemini geliştiriyor.

Biraz daha fikir edinmek için Internet'te biraz gezinince bilim için şöyle tanımlar ortaya çıkıyor:

Wikipedia: Science (from the Latin scientia, meaning "knowledge" or "knowing") is the effort to discover, and increase human understanding of how the physical world works. Using controlled methods, scientists collect data in the form of observations, records of observable physical evidence of natural phenomena, and analyze this information to construct theoretical explanations of how things work.

Yani, bilgi ("information" olmayan "knowledge" olan bilgi, ilim diyebilir miyiz?), bilmek kökünden gelen bilim, keşfetmek ve insanların fiziksel dünyayı daha iyi anlamasını sağlayan bir çabasıdır. Kontrollü yöntemler kullanarak, bilim adamları gözlemler halinde veri toplarlar ve bu veriyi gözlemlenen durumların teorik açıklamalarını oluşturmak için analiz ederler.

Bu güzel ve açıklayıcı bir tanım. Bu açıdan bakıldığında ateşin bulunması dediğimiz, insanlığın önünde yeni bir dönem başlatan olay da aslında bir bilim adamının çalışmaları sonucunda oluşmuştur. O günlerden beri bilim gelişmektedir. Tekerleğin, sayıların, matematiğin, fizik kanunlarının, olasılık teorisinin, bilgisayarların bulunması bu sürecin çok seyrek bir gelişim haritasıdır diyebiliriz.

Peki o zaman bizim yaptığımız tez çalışmaları bu bilim trenine binebilmişler midir, yoksa sadece birer mühendislik denemesi midirler?

Bu noktada bu yazının mühendisliği küçümsemek gibi saçma bir sebep için yazılmadığını söylemek gerekebilir. Öyle değil, sadece yapılan işleri daha iyi anlamak ve ilerletmek için var olan düşüncelerden ibarettir bu yazı.

Bilim ile Mühendisliğin İlişkisi Nedir?



Bilim yeniyi üretir, yani daha önce hiç yapılmamış bir köprünün tasarımının yapılması bilimdir. Daha önce yapılmış olan bir köprünün benzerinin yapılması ise mühendisliktir. Buradan gözüküyor ki, bir bilim adamının aslında son derece bilgili bir mühendis olması gereklidir.

Ancak doğal olayların eksiksiz gözlemi ile var olan sistemler geliştirilebilir ve bilimsel ilerleme sağlanabilir. İnsanların en başarılı öğreticisi olan doğal olayları anlamak için var olan yöntemlerin uygulanmasının en iyi şekilde biliniyor olması gereklidir. Zira bu yöntemler doğal olayların modelleri olarak ortaya çıkmışlardır, şuanki bilim tanımına göre.

Nasıl Bilim Yapılır?



Öncelikle var olan yöntemlerin uygulanmasının en son noktasına gelinmelidir. Bu hedefe yukarıda da dendiği gibi bu mühendisliğin son noktasına gelinmesi ile olabilir. Sonrasında yapılan mühdensilik çalışmaları zaten kendiliğinden bilim olmaktadırlar. Mesela var olan bir sistem düşünelim, bir öğrenci bu sistemin bir kopyasını yaptığında mühendislik yapıyor demektir. Belli bir noktadan sonra öğrenci çalışmasındaki eksik noktaları görmeye başlayacaktır. Bu eksik noktaları kapatmak üzere yeni çalışmalar yaptıkça bir süre sonra daha önce hiç kimsenin yapmadığı birşeyler yapmaya başlayacaktır. O anda o öğrenci bir mühendis değil, ateşi bulan insan(lar) gibi bir bilim adamı olmuş demektir.

Ne yazık ki günümüzde çoğu bilim ürünü ateşi bulmak kadar etkileyici sonuçlar doğuramayabiliyor. Bu noktada yardımımıza konferanslar, dergiler ve diğer yayın araçları yardımımıza ulaşıyor. Çalışmalarımızın ürünleri bu tip yollarla diğer insanlara iletiyoruz. Eğer karşımızdaki insanlar çalışmalarımızı değerli buluyorlarsa, o zaman yeni ve değerli birşey yaptığımızı anlayabiliyoruz.



Şimdilik düşünceler bu kadar. Şimdi sırada bu fikirler çerçevesinde bir doktora tezi formülasyonu yapmak var.